Yazı Detayı
13 Nisan 2017 - Perşembe 22:06 Bu yazı 1868 kez okundu
 
Referandumda neden “Evet” veya “Hayır” demeliyiz? (5)
Erkan Mumcu
kutahyaarsivhaber@gmail.com
 
 

Merhaba.

Kütahya Arşiv’in değerli takipçileri.

Referandumda neden “Evet” veya “Hayır” demeliyiz? Yazı dizimizin son bölümünde sizlerle birlikteyiz.

Pazar günü sandık başına gidecek milletimizin verdiği kararın başta Milletimiz olmak üzere tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türk milletinin bekası ve geleceği için çıkacak sonucun ülkemizin gelişmesi ve prangalarından kurtulması adına bir milat olduğunu söylemekle birlikte, kazasız belasız geçmesini dilediğimiz referandumun, demokrasimiz adına da güzel başlangıçların vesilesi olmasını temenni ediyorum.

Şimdi, neden “’Evet’ veya ‘Hayır’ demeliyiz?” sorumuzun cevabı için yazımızın son bölümünü sizlerle başbaşa bırakıyorum.

Genel seçim hangi yıl yapılacak, Cumhurbaşkanlığı sistemi ne zaman başlayacak?

MADDE 17: 2709 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir

“GEÇİCİ MADDE 21:

A) Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi 3/11/2019 tarihinde birlikte yapılır. Seçimin yapılacağı tarihe kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve Cumhurbaşkanının görevi devam eder. Meclisin seçim kararı alması halinde, 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.

B) Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu Kanunla yapılan değişikliklerin gerektirdiği Meclis İçtüzüğü değişikliği ile diğer kanuni düzenlemeleri yapar. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleneceği belirtilen değişiklikler ise Cumhurbaşkanının göreve başlama tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenir.

C) Anayasanın 159 uncu maddesinde yapılan düzenlemeye göre Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyeleri en geç otuz gün içinde seçilirler ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki kırkıncı günü takip eden iş günü görevlerine başlarlar. Başvurular, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yapılır. Başkanlık, başvuruları Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona gönderir. Komisyon on gün içinde her bir üyelik için üç adayı üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla belirler. Birinci oylamada üçte iki çoğunlukla seçimin sonuçlandırılamaması halinde, ikinci ve üçüncü oylamalar yapılır; bu oylamalarda üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun oyunu alan aday seçilmiş olur. Beşte üç çoğunluğun sağlanamaması halinde üçüncü oylamada en çok oyu almış olan, seçilecek üyelerin iki katı aday arasından ad çekme usulü ile üye belirleme işlemi tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu aynı usul ve nisapları gözeterek onbeş gün içinde seçimi tamamlar. Mevcut Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri, yeni üyelerin göreve başlayacağı tarihe kadar görevlerine devam eder ve bu süre içinde yürürlükteki Kanun hükümlerine göre çalışır. Yeni üyeler, ilgili kanunda değişiklik yapılıncaya kadar mevcut Kanunun Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uyarınca çalışır. Görevi sona eren ve Hâkimler ve Savcılar Kuruluna yeniden seçilmeyen üyelerden, talepleri halinde adli yargı hâkim ve savcıları arasından seçilenler Yargıtay üyeliğine, idari yargı hâkim ve savcıları arasından seçilenler Danıştay üyeliğine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca seçilir; öğretim üyeleri ve avukatlar arasından seçilenler ise Danıştay üyeliğine Cumhurbaşkanınca atanır. Bu şekilde yapılan seçim ve atamalarda boş kadro olup olmadığına bakılmaz, seçilen ve atanan üye sayısı kadar Yargıtay ve Danıştay kadrolarına üye kadrosu ilave edilir.

D) Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinden Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmiş bulunan kişilerin herhangi bir sebeple görevleri sona erene kadar üyelikleri devam eder.

E) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve askerî mahkemeler kaldırılmıştır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde; Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından Başkan, Başsavcı, İkinci Başkan ve üyeleri ile diğer askerî hâkimler (yedek subaylar hariç) tercihleri ve müktesepleri dikkate alınarak; a) Hâkimler ve Savcılar Kurulunca adli veya idari yargıda hâkim veya savcı olarak atanabilirler.

b) Aylık, ek gösterge, ödenek, yargı ödeneği, ek ödeme, malî, sosyal hak ve yardımlar ile diğer hakları yönünden emsali adli veya idari yargıya mensup hâkim ve savcılar, bunların dışındaki hak ve yükümlülükler yönünden ise bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki mevzuat hükümleri uygulanmaya devam edilmek suretiyle Millî Savunma Bakanlığınca mevcut sınıflarında, Bakanlık veya Genelkurmay Başkanlığının hukuk hizmetleri kadrolarına atanırlar. Bunlardan, emeklilik hakkını elde edenlerden yaş haddinden önce bu görevlerden kendi istekleriyle ayrılacaklara ödenecek tazminata ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir. Kaldırılan askerî yargı mercilerinde görülmekte olan dosyalardan; kanun yolu incelemesi aşamasında olanlar ilgisine göre Yargıtay veya Danıştaya, diğer dosyalar ise ilgisine göre görevli ve yetkili adli veya idari yargı mercilerine dört ay içinde gönderilir.

F) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler, tüzükler, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer düzenleyici işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür. Yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152’nci ve 153’üncü maddelerin uygulanmasına devam olunur.

G) Kanunlar ve diğer mevzuat ile Başbakanlık ve Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler, ilgili mevzuatta değişiklik yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır.

H) Anayasanın 67’nci maddesinin son fıkrası hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra birlikte yapılacak ilk milletvekili genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi bakımından uygulanmaz.”

MADDE 18: Bu Kanun ile Anayasanın; a) 8, 15, 17, 19, 73, 82, 87, 88, 89, 91, 93, 96, 98, 99, 100, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113 üncü maddelerinde yapılan değişiklikler ile 114 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarının ilgaları yönünden, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124 ve 125’inci maddelerinde yapılan değişiklikler ile 127’nci maddenin son fıkrasına dair değişiklik;

131, 134, 137’nci maddelerinde yapılan değişiklikler ile 148’inci maddenin birinci fıkrasındaki değişiklik ile altıncı fıkrasındaki “Bakanlar Kurulu üyelerini” ibaresine dair değişiklik, 150, 151, 152, 153, 155 inci maddenin ikinci fıkrası,161, 162, 163, 164, 166 ncı ve 167 nci maddelerinde yapılan değişiklikler ile Geçici 21 inci maddenin (F) ve (G) fıkraları, birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının göreve başladığı tarihte, b) 75, 77, 101 ve 102 nci maddelerinde yapılan değişiklikler, birlikte yapılacak ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvimin başladığı tarihte, c) Değiştirilen diğer hükümleri ile 101 inci maddesinin son fıkrasında yer alan “Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir” ibaresinin ilgası bakımından yayımı tarihinde, yürürlüğe girer ve halkoyuna sunulması halinde tümüyle oylanır.

Evet, görülen o ki ne bir rejim değişikliği, ne tek adam diktatörlüğü, ne de eyalet yönetimi gibi parçalanma bu Anayasa Değişikliği Teklifinde yer almıyor. Fakat bir sistem değişikliği olduğu aşikar. Bu sistem değişikliği ile Başbakanlık makamı kaldırılıyor ve Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanlığı yönetiminde yasamadan tam bağımsız bir şekilde oluşturuluyor. Yasama, Yürütme ve Yargı tam anlamı ile ayrılmış oluyor. Mevcut hükumet bütçe dışında Anayasa Değişikliği Teklifi veremiyor. Bu işi artık asli görevi olan Meclis devralıyor ve eskiye  göre daha fazla çalışarak yeterli ve gerekli kanunların çıkması için daha çok çaba göstermesi gerekiyor. Böylece Meclisin gücü Yasama yönünde ve Yürütmeyi, Millet adına denetleyecek şekilde artmış oluyor.

Bu sistemle birlikte artık mevcut parti genel başkanları, görevinde liyakat ve üstün performans göstermek zorunda kalıyor. Siyaseti iyi bilen, hitabeti ve kitleleri birleştirebilen bir liderlik göstermek zorunda kalıyor. Sorumlulukları ise Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi durumunda kat ve kat artıyor. Meclisten bağımsız bir bakanlar kurulu kabinesi kurarak işi ehline vermesi, her türlü sıkıntıda ise sorumluluk altına girerek, hesap verebilir olması anlamına geliyor.

Bu sisteme bir eleştiri de mevcut Cumhurbakanı R. Tayyip Erdoğan’dan sonra, ya niteliksiz bir adamın veya amiyane tabirle manyak bir adamın iktidara geldiğinde ne olacağı? Bu sistemde parti genel başkanlığına kadar gelebilmiş bir insanın, açıkçası parti üyeleri ve seçmenler tarafından bir manyak olduğunun anlaşılamaz olması kanımca imkansız gibi…

Umarım önümüzdeki referandum herkesin iyiliğine, toplumun bütününün hayrına olur. Birliğe ulaşmamızda bize vesile kılar.

Saygılarımla…

 
Etiketler: Referandumda, neden, “Evet”, veya, “Hayır”, demeliyiz?, (5),
Yorumlar
Arşiv